Türk erkekleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Türk erkekleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Ocak 2016 Cumartesi

TÜRK KADINLARININ RUS KADINLARINA BAKIŞI- BÖLÜM 2

Türk kadınlarındaki bir diğer algı ise, Rus kadınlarının hafif meşrep, kolay elde edilebilir oldukları yönünde. Aynı (bazı) Türk erkekleri gibi! Bu çok dile getirilmeyen sessiz algı, yer yer kocalarını Rus kadınlardan korumaya hatta kaçırmaya kadar varabiliyor. Sanki Türkiye’ye gelen her Rus, Türk erkeklerini evli/bekar ayırt etmeksizin ayartmak için geliyor!

Ne var ki bu algı kendiliğinden oluşmuyor Türk kadınlarında. Yıllarca konuyu böyle işleyen babalara, ağabeylere, erkek arkadaşlara ve nihayetinde de kocalara sahip oluyorlar! Toplumdaki bu yerleşik bakış açısı, sonunda yerini kıskançlığa bırakıyor Türk kadınında! Haksız mı? Güven veren erkeklere sahipler de onlar mı yersiz endişeleniyorlar? Sevgililerini, eşlerini her an bir Rus kadınına kaptırmak, söz konusu Türk erkekleri olduğunda, sadece bir paranoya mı yoksa ihtimal dahilinde mi?

Özetle, bu hoş olmayan hafif hatta ağır meşrep Rus kadını algısını Türk kadınları kendiliğinden geliştirmiyor. Yani doğru olmayan bakış açısındaki tüm hata yine Türk kadınlarına ait değil!

Konunun sosyolojik boyutunu görmezden gelerek savında ısrar eden bir kesim Türk kadını, oradan buradan duydukları birkaç örneği pişirip pişirip ortaya koyuyor. Oysa dünyadaki bütün kadınlar bir erkekten hoşlandığında kur yapıyor, kafayı taktığında gidip konuşuyor, sevişiyor! Üstelik kapalı kapılar ardında da değil, herşey ortada, herkes biliyor! Kaldı ki bütün kadınların tarih boyunca istediğini elde etmek için her yolu denedikleri bilinen bir gerçek. Bunun Asyalısı, Avrupalısı, Türkü yok, kadın koşullarına göre her yerde aynı! Türk’ün Türk’e yaptığından çok farklı birşey yapmıyor sanki Rus kadınları…

İrkilir gibi oldunuz! Ne yazık ki en kötüsü kadının kadına yaptığı ve maalesef bu gerçek! Çocuk gelinlerin anneleri de bir zamanlar çocuk gelin olmuşlardı. Buna rağmen kızları evlendirilirken en önde bayrağı taşıdıklarını görürüz. 40 yıllık pek de mutlu sayılmayan evliliğine rağmen kızlarını evlenmeye zorlayan anneleri, teyzeleri, halaları… Töre cinayetlerini destekleyen kadınları…İş hayatında alttan yetişen yeni mezunu kendi yerine tehdit görüp kan kusturan kadın yöneticileri… Ve tarihin şahit olduğu daha nicelerini… Bana kalırsa en az He For She kadar gerekli She For She. İşte belki o zaman tüm kadınlar dedikoduyu, hunharca eleştirmeyi bırakır, destek olurlar birbirlerine. Daha çok severler, daha çok sahip çıkarlar. Herkesi kendi koşulları içinde değerlendirip analiz ederler. İçlerindeki güçlü kadını bulur, kendilerine güvenir, önce kendilerine sonra diğerlerine daha çok değer verirler… Yaparlar kadınlar bunları; hele Türk kadınları alasını yapar!

27 Ocak 2016 Çarşamba

TÜRK ERKEKLERİNİN RUS KADINLARINA BAKIŞI- BÖLÜM 3

İlk grupta açıkça belirtmediğim ancak 2. gruba da tam anlamıyla ait olmayan bir erkek  topluluğu daha vardır. Ben onları 1,5. grup olarak nitelendirmeyi uygun buluyorum. Ne de olsa talihsiz bir çalım sonucu 2. gruptan sekerek 1. gruba düşmüşlerdir. Yine iştir güçtür diyerek uzun yıllarını Rusya’da geçiren, o şirket bu şirket derken git gide daha bir Rusya’ya yerleşen Türk gencimiz, önceleri 2. grup erkekler gibi davransa da zamanla düşünceleri 1. gruba (d)evrilir!

Nedenleri eşelendiğinde, altından çoğunlukla Rus kadınlarıyla yapılan başarısız evlilikler veya her hafta sonu gidilen kulüplerde tekrarlanan sahneler çıkar. Biraz yalnızlık, biraz bıkkınlık ve melankoli! Onlardan en sık duyacağımız cümle” Bırak şu Rus kadınlarını, hepsi çıkarcı!” dır. Bu erkekler, artık Rusya’ya ilk geldiklerindeki enerjilerini kaybetmiş, kadınlara daha temkinli ve genellikle önyargılı yaklaşan adamlara dönüşmüşlerdir. Gelin görün ki gece kulübü müdavimliği Rus kadınlarını genellemek için en olmayacak alışkanlıktır! Boşanma ise bugün dünya genelinde ele alınabilecek bir salgındır. Kaldı ki doğu-batı sentezi evlilikler, kişilerin bireysel adaptasyonlarıyla ilgilidir!

Ve 3. grup erkekler… Onlar her iki cinsi de insan olarak değerlendirir. Bundandır herhangi bir milliyet ayrımına girmeyişleri. Rus kadınlarıyla arkadaş olabilirler, hiç bir kadını milliyetinden dolayı rencide etmezler. Çünkü ister aşk ister arkadaşlık olsun ilişkilerdeki önemli kavramlar çok daha farklı ve derindir onlar için. Harici bir Rus ya da Türk kadını algısına sahip değildirler.  Şanslıysak, bu erkeklerin örneklerini hem Türkiye’de hem de Rusya’da görebiliriz. Sayıları çok olmasa da hala varlıklarını sürdürmeleri, bana kalırsa oldukça umut vericidir.

Güzel olan kadındır, kadının kendisidir, tamamıdır. Bunun bir millete ait olmakla ilgisi yoktur. Yerleşik toplumsal algılarda çoğunlukla belirleyici olan içinde bulunulan koşullar ve bu koşulları değerlendirmede kullanılan kültürel parametrelerdir. Fakat bu kavrayış biçimi, ne Rus kadınını ne de Türk kadınını daha iyi/daha kötü yapmaz.


26 Ocak 2016 Salı

TÜRK ERKEKLERİNİN RUS KADINLARINA BAKIŞI- BÖLÜM 2

İkinci grupta yer alan, bir nedenden (bu neden çoğunlukla çalışmaktır) Rusya’da yaşamış Türk erkekleri çok daha farklı bir gözle bakar Rus kadınına. Bu kez de Rus kadını en iyisidir! Asıl cefakar, fedakar ve bir ömür geçirilecek kadınlar onlardır. Kime kıyasla? Türk kadınlarına! Bu erkekler de Türk kadınlarını hunharca eleştirmekten çekinmez. Türk kadını kaprislidir, sürekli şikayet eder, yorar adamı. Bir şey beğenmez, hiç bir şeyden memnun olmaz.
Çok derse azdır
Az derse yoktur
Yok derse vardır
Ne konuşsa kardır!*
Burnu havadadır, şımarıktır.  
Oysa Rus kızları öyle midir? Erkeğini sever, sayar, sahip çıkar.  Erkeğine sesini yükseltmez, onu memnun eder, sadıktır, hoştur, bakımlıdır, vs…

- “Annen de mi Rus tatlım?”
- …

Öyleyse nedir bu Rusya’ya göçen Türk erkeğinin başkalaşım hikayesi? Hayatının bundan sonraki döneminde Türk kadınlarını yaftalaması, acımasızca eleştirmesi?

Gurbettedir, yalnızdır, Türkiye’ye göre iyi para kazanmaktadır fakat bunun için çok da çalışmaktadır. Evde ne yemek ne de ütülü gömlek vardır. Rus kızları güzeldir, ilgilidir, alımlıdır! Canım cicim ayları, önce diş fırçası derken Türk erkeği kendini Rus sevgilisiyle aynı evde yaşarken bulur! Sevgi, aşk, beraber olma… Bunlar elbet vardır da bir gerçek daha vardır bu hızlı taşınmanın altında.  Özellikle St Petersburg ve Moskova’da ev kiraları oldukça yüksektir. Bir Rus maaşının tek başına ev kirasını karşılaması zordur. Ruslar çoğunlukla birkaç kişi birlikte yaşamak durumunda kalırlar. Gelin görün ki Sovyetlerden kalma evler buna izin verecek dizayn ve büyüklükte değildir. Yani ne evlerin yapısı ne de kirası Türkiye’ye benzemektedir. Evler 3 oda 1 salon olmadığı gibi (yeni yapılan binalarda bu tarz daireler olsa da henüz yaygın değildir), bütçeye göre en makulü 1 odalı dairelerdir.

- 1 oda mı? 1 oda 1 salon mu?
- Hayır, 1 oda 1 mutfak. Ah unutmadan, banyosu da var tabii. 28-32 m2  ; hiç fena değil.
- Misafir gelince nereye oturtacağız?
- Kucağımıza.

Şansa bakın ki Türk gencinin ev kirasını çalıştığı şirket karşılamaktadır. Rus kızımız başkalarıyla aynı evi paylaşacağına (buna bazen alkolik babası ya da gösteriş düşkünü annesi de dahil olabilir), neden sevgilisinin evine taşınmasın? Zaten birlikteler, bu birlikteliği bir üst platforma taşımalarının önündeki engel nedir? Hem böylece birbirlerinin hayatını da kolaylaştırırlar. Rus kızı başını sokacağı ve sevgilisinden başka kimseyle paylaşmak zorunda olmadığı bir ev bulmuştur. Güzel restoranlarda yemek (bunun da bir bölümü şirketin organize ettiği yemeklerdir) ve Türkiye seyahatleri de bonustur! Türk yağızı ise akşam yorgun eve geldiğinde, sıcak yemek, ütülü gömlekler ve güler yüzle ödüllendirilir! Yalnızlık zor. Win-win!

Ne var ki yukarıdaki durum, başta güler yüzlülük, tüm Rus kadınları için geçerli olmadığı gibi, suratsızlık ve dırdır da tüm Türk kadınları için geçerli değildir. Zira kadın söz konusu olduğunda bu kavramlar evrenseldir. Ancak, bir başka milli boyuttan bakıldığında dindir, mahalle baskısıdır, evlenmeden olmazdır derken Türk kızının, Türkiye’de sevgilisiyle aynı evde yaşama şansı düşmektedir. Siz şimdi Fatih’de ailesiyle yaşayan bir kadınsınız; sevgiliniz de Üsküdar’da yaşamakta. Hadi bakalım! Birlikte yaşayamama durumu, başta kıskançlık olmak üzere beraberinde bazı sorunlar getirebilecektir. Çoğunlukla bir iki yıl rahat rahat birlikte yaşadıktan sonra Türk gençleriyle evlenen Rus kızlarının aksine, “Kızım daha ne kadar gezip tozacaksınız, evlenin bir an önce” diye bastıran Türk ana-babanın kızı, sevgilisiyle her yemeğe çıktığında biraz daha gerilecek ve bu gerginliği de delikanlımıza (neden hala evlenmiyoruz diye soramadan) yansıtacak ve anlamsız tartışmalarla güzel geceleri noktalayacaktır. Bu durumu birden fazla kez yaşayan Türk gencinin gözünde Türk kızları kaprislidir artık!

Türk kadınına gizliden gizliye düşman bu tutumu, başka sebepleri de olabilir mi diyerek biraz daha irdelersek…?

Türk genci özgürlüğüne düşkün bir kadına denk gelmiş olabilir. Alışkın olmadığı bu kavramı Türkiye koşullarında sindirmekte zorlanır. Sevgilisine, babasından gördüğü gibi davranamayınca içerler ve Türk kızlarının artık annesi gibi olmadığına karar verir! Başka bir senaryoda ise kendisinden daha fazla kazanan (ki bu konu günümüzde hem kadın hem de erkek için ayrı ayrı hassasiyetler taşıyan, ayrıca tartışılması gereken bir konudur) ve daha çok yorulan bir kadınla birliktedir. Akşamları evde yemek olmaması onun en Kadir İnanır yanını incitir. “Evde düzen yok” diye ağlayarak annesine şikayete koşması rastlanan bir durumdur. Rusya’da böyle şeyler daha az olur. Neden mi? Bir kere Ortodokslar; Hristiyanlığın en hoşgörülü mezhebi. Kadınları üzecek, erkeklere bizdeki gibi farklı düşündürecek dinsel sorunları yoktur. Ülkede kadınlara değer verilmekte ve saygı gösterilmektedir. Çalışan kesimin çoğunluğu kadındır fakat buna rağmen Rusların daha çok zamanları ve bununla orantılı sabırları olur. Çünkü çalışma saatleri kesinlikle Türkiye’deki ya da Rusya’daki Türklerinki gibi değil; daha insancıldır!

Bütün bu kültürel, ekonomik, dini koşullar ilişkileri, tavırları, algıları, tutumları etkiler. Meseleler daha derin ve sosyolojik inceleme gerektirir.

Muhteşem kadın özelliklerinin tüm Rus kadınları için geçerli olmadığını belirtmiştim. Beş parmağın beşi bir mi? Herkes munis, iyi huylu, erkeğine hayran olacak değil ya! Yine de tipiyle ya da kültürüyle Türkiye’de prim yapma şansı olmayan erkeklerin, su gibi kadınlarla birlikteliklerini görebilirsiniz. (Evet Murphy! Bunu da bir coğrafyaya indirgememeli…) Şaşmamalı. Paranın ana tema olduğu ilişkiler de var, erkeğini pamuklara sarmak bir yana dursun sıcak suyla haşlayan kadınlar da…  Ne İTÜlüler susup oturdular öyle… Ne Boğaziçililer telef oldu güzelliğin zalimliğinde…
E ama bu kadar güzelini, hem piyano çalıp hem yemek yapanını nasıl bulsun yağızımız? 


*Bir Ceza şarkısının sözleri; Şaşkın Oğlan

25 Ocak 2016 Pazartesi

TÜRK ERKEKLERİNİN RUS KADINLARINA BAKIŞI-BÖLÜM 1

Türk erkeklerinin, parlayan gözleri ve bıyık altından gülüşlerini bir kenara bırakarak, aşağıdaki şekilde sınıflandırılması, konuyla ilgili algılarını daha iyi analiz edebilmeye yardımcı olacaktır:

1. Rus kadınlarını yaz tatillerinden ya da kısa süreli Rusya seyahatlerinden tanıyan erkekler ve/veya Karadenizli dedeler
2. Rusya’da işçi, mühendis vb olarak çalışmış ve yaşamış erkekler
3. Yukarıdaki gruplardan herhangi birine ya da ikisine dahil olan veya hiçbirine dahil olmayan fakat Rus kadınına “kadın” olarak yaklaşan ve ayrı bir önyargıya sahip olmayan erkekler

İlk iki grup arasında çok farklı iki bakış açısı mevcuttur. Rusya’ya gitmemiş ve deplasmanda bir Rus kadını ile ilişki yaşamamış Türk erkekleri “Nasılsa bizden değildir, birinin anasına bacısına dokunmaz” diyerek atar tutar kadınların arkasından. Kötü kadındır onlara göre Rus kadını, ahlakı bozuktur. Ülkemize ne için geldiği bellidir. Aranıyordur, bu onun işidir ve işinde profesyoneldir! Güzeldir tabii ama ciddi ilişki yaşanmaz, sadece eğlenip geçmek gerekir. Acıması yoktur Türk erkeğinin bu arkadan sallama hususunda. (Aslında Türk kadınının da arkasından fütursuzca konuşmaya çekinmez kimileri.) Rus kadını en geleneksel aktarımıyla Natasha demektir onlar için, istisnasız. Oğluna Rus gelin getiremezsin diyen annelere de sahiptir bazıları.

İlginçtir ki Müslüman Kafkaslarda da benzer bir algı mevcuttur. Çeçenistan, Dağıstan ve İnguşya erkekleri genellikle Ruslarla evlenmezler. Oysa yıllardır Rusya’da Ruslarla içiçe yaşamaktadırlar ama çarlıktan bu yana aralarındaki bitmek bilmeyen savaştan mıdır yoksa din kavramından mıdır bilinmez, gezer, tozar, aşık olur, birlikte yaşar ama evlenmezler Rus kadınlarla. Bu durum zaman zaman trajedilere yol açsa da dönüp dolaşıp kendi kadınlarından biriyle evlenirler.

Eski bir önyargının hazin uzantısıdır bu evrilmemiş tutumlar... Sene 2015, hala mı bütün Ruslar Natasha? Birinin eşi, kardeşi, annesi olsalar? Farketmez; kendi kızına, yeğenine, kuzenine erişimde legal yolları zorlayan bir coğrafyada Rus kadınına bakış açısının etik yanlışlığı bu kitleye koyar mı?

Zamanla...
Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-ShareAlike 4.0 International License. Creative Commons Lisansı
Bu eser Creative Commons Alıntı 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.